İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, son günlerde uluslararası medyanın ve sosyal ağların en çok konuşulan isimlerinden biri haline geldi. İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik suikast girişiminde hayatta kalan tek üst düzey yetkili olması, Kaani hakkında ajanlık ve ihanet iddialarını alevlendirdi. Bu iddialar, İran’ın iç güvenlik zafiyetlerini ve bölgesel istihbarat savaşlarını bir kez daha gündeme taşıyor. Peki Kaani Kimdir?İsmail Kaani, 8 Ağustos 1957’de İran’ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde doğdu. Şu an 68 yaşında olan Kaani, İran-Irak Savaşı sırasında askeri kariyerine başladı ve Devrim Muhafızları Ordusu’nda hızla yükseldi. İran lideri Ali Hamaney tarafından “Kutsal Savunma sırasındaki en önde gelen askeri komutanlardan biri” olarak nitelendirilen Kaani, 3 Ocak 2020’de ABD’nin drone saldırısında öldürülen General Kasım Süleymani’nin yerine Kudüs Gücü Komutanlığı’na atandı. Kudüs Gücü, İran’ın yurt dışı operasyonlarından sorumlu üst düzey birim olarak biliniyor ve Ortadoğu’daki vekil güçlerle ilişkileri yönetiyor. Kaani, 2012’den beri ABD Hazine Bakanlığı’nın SDN (Özel Olarak Belirlenmiş Kişiler) listesinde yer alıyor ve varlıkları dondurulmuş durumda. İran’ın Suriye, Irak ve Yemen’deki faaliyetlerinde kilit rol oynadığı belirtilen komutan, son yıllarda birden fazla suikast girişiminden “mucizevi” şekilde kurtulmasıyla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz hafta, ABD ve İsrail’in düzenlediği iddia edilen hava saldırısında Hamaney ve ailesinin bir kısmı hayatını kaybetti. Saldırıda Hamaney’in kızı, damadı, gelini ve torunu ölürken, toplantıya katılan Kaani’nin patlamadan kısa süre önce binayı terk etmesi şüpheleri artırdı. İran medyası ve uluslararası kaynaklar, Kaani’nin sorguya alındığını ve istihbarat birimleri tarafından incelendiğini bildiriyor.
Kaani Mossad (İsrail istihbaratı) veya CIA ajanı olabilir ve İran’ı “sattığı” öne sürülüyor. Bazı raporlar, Kaani’nin Hamas lideri İsmail Haniye, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah ve diğer İranlı üst düzey yetkililerin öldürülmesinde rol oynadığını iddia ediyor. Hatta bazı kaynaklar, Kaani’nin İsrail’e kaçtığını ve “Mossad 47 numaralı ajanı” olduğunu öne sürüyor. Ancak İran hükümeti bu iddiaları resmi olarak doğrulamadı ve Kaani’den de kamuoyuna bir açıklama gelmedi. Bir istihbarat analisti, “Kaani’nin kurtuluşları tesadüf olamayacak kadar sık. Bu, ya üstün bir şans ya da derin bir işbirliğini işaret ediyor” yorumunda bulundu. Kaani hakkındaki iddialar, İran’ın zaten gergin olan Ortadoğu politikalarını daha da içinden çıkılmaz duruma getiriyor. Eğer iddialar doğruysa, bu İran Devrim Muhafızları’nın içindeki en büyük casusluk skandalı olabilir. İran yetkilileri, soruşturmanın devam ettiğini ve “gerçeklerin ortaya çıkacağını” vurguluyor. Uluslararası toplum ise gelişmeleri yakından izliyor, zira Kudüs Gücü’nün liderliğindeki değişim, Suriye’den Yemen’e kadar geniş bir coğrafyayı etkileyebilir. Bu olaylar, İran’ın istihbarat zafiyetlerini gözler önüne sererken, Kaani’nin akıbeti belirsizliğini koruyor. Buradan alınması gereken esasında Devletlerin alacağı tedbirler her üst düzey devlet görevlisinin kendi bünyesinde birden çok istihbarat birimlerince gözetim altında olmasının Devletin güvenliği bakımından önem arz etmektedir. Gelişmeleri yakından takip ediliyoruz.
İran’ın Gölge Komutanı, İsmail Kaani’ye Yönelik Casusluk İddiaları Gündemi Sarsıyor
64