Home UncategorizedEN GÜVENİLİR KAPI “DEVLET” KAPISIDIR

EN GÜVENİLİR KAPI “DEVLET” KAPISIDIR

Yazar Murat MUDARASIZ
0 comments

Ahbap Derneği ve Haluk Levent operasyonu ile ilgili dün Ece Üner, Fatih Portakal, Feyza Altun, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter’in savcılık tarafından ifadelerine başvurulması hususunda;

Tarih: 6 Şubat 2023
İlk deprem: Saat 04.17 (Pazarcık / Kahramanmaraş merkezli, 7.8 büyüklüğünde)
İkinci deprem: Saat 13.24 (Elbistan / Kahramanmaraş merkezli, 7.5 büyüklüğünde)

O gün milletimiz depremden ziyade bir felaket yaşadı. 11 ilimizde yıkım meydana geldi; 50 binden fazla vatandaşımızı saniyeler içinde kaybettik. Bu yazıyla birlikte yine o anı yaşıyorum. Tekraren ailelerini kaybeden kardeşlerimize Yüce Rabbim sabırlar versin, mekânları cennet olsun inşallah.

Bu felakette herkes tek yürek olup devletimize ve milletimize destek olmanın gayreti içine düşmüştü. İsimlerin bir önemi yoktu; kimse ayrım yapmadan, sıradan vatandaşından sanatçısına, memurundan amirine, zenginine kadar herkes var gücüyle “ne yapabilirim” derdine düşmüştü. Dünyada devletin üzerinde hiçbir güç yoktur. Toplumların yaşamlarını bir bütün olarak sürdürebilmeleri için devlet kavramı çok mühim ve hayati bir öneme sahiptir.

banner

Ben Ece Hanım’ı çok uzun bir süredir takip ediyorum. Habercilik anlamında dik duruşu ve kaliteli bir kişiliğe sahip olduğunu, ekran önünde oluşumlar karşısındaki okuma ve yorumlama tarzıyla görüyorum. Bu konuda kötü niyetli bir tutum içinde olduğunu düşünmüyorum.Bir kez daha insanlık şunu gördü: Güven konusu, şartlar ne olursa olsun, kriz yönetimi hususunda gözü kapalı teslim olunmaması gerektiğini; kurumların başındaki isimlerin kim olursa olsun, şahsiyetlerine bakılmaksızın her koşulda devlet bilinciyle hareket edilerek kişilere değil devlete destek olunması gerektiğini gösterdi. Her kim makamını şahsi çıkarları uğruna kullanırsa, mutlaka bir gün hesabının en ağır şekilde sorulacağını bir kez daha insanlar gördü ve anladı.

Burada asıl mesele şudur: Atatürk kisvesi altında veya İslami teamüller kisvesi altında asla kişilere, cemaatlere, tarikatlara ve Atatürkçü kuruluşlara itibar edilmemelidir. Arka planda olan oluşumları bilmiyoruz; bizler önümüze sunulanı görürüz her zaman. Çünkü adı üstünde, bizler yani kişiler, arkada yatan o akıl dışı eylem ve planları yapan şeytani yapıları yönetenler kadar güçlü değiliz. Bu yüzden herkes devletin gölgesinden ayrılmamalıdır.Ece Hanım ve diğerleri de masumane, herkes gibi tek yürek olup o gün orada canla başla çalışanları sundu, onları anlattı.

Yine söylüyorum, burada mühim olan konu Dernekler Kanunu’dur. Şöyle ki; dolandırıcı ve kumarbaz kimliği olan, sabıkası bulunan bir kişinin nasıl olur da emanet paranın yönetiminin başına geçebilir? Böylesi sabıkalılar dernek kuramaz, dernek başkanı olamaz; olsa dahi kapatılır vs. Bunların önüne geçilmesi bu kadar zor değildir.Bakın, onlarca insanın üzerine bu çamuru bulaştırdı; bir de utanmadan “operasyon çekilmese düzeltecektim” demesi, insanlarla alenen alay etmesi akıl alır gibi bir durum değildir. Bunların da konuşulması gerekmez mi? Devlet içerisinde bu ve bunun gibi haşhaşileri koruyan kadrolar mı var? Nasıl olur da denetimlerden sorunsuz geçer?

Şimdi ortaya atılan bu karanlık gidişatın o zaman nasıl üstü kapatıldı ya da görmezden gelindi? Bunlar da konuşulmalı. Eğer devlet kurumlarında varsa, bu denli aşağılık kişiler bulunmalıdır.Devletine ve milletine samimiyetle hizmet veren herkesi Yüce Rabbim korusun.
Bu gibi durumlarda görevli olmadığı halde iyi niyetle hizmet etmek isteyen vatandaşlarımız umarım artık devletin gölgesinden ayrılmazlar.

Saygılarımla.

You may also like

Leave a Comment