Home UncategorizedTürkiye’nin Sessiz Çığlığı; Asgari Ücretli, Emekli, Memur, Çiftçi, Atanamayan Öğretmenler ve Siyasi Kavgaların Topluma Olumsuz Yansımalarını Objektif Bakış Açısı İle Akademik Düşünce Grubumuzun Kurucularından Mühendis Ömer Haluk Balkıs ile Derinlemesine Röportaj

Türkiye’nin Sessiz Çığlığı; Asgari Ücretli, Emekli, Memur, Çiftçi, Atanamayan Öğretmenler ve Siyasi Kavgaların Topluma Olumsuz Yansımalarını Objektif Bakış Açısı İle Akademik Düşünce Grubumuzun Kurucularından Mühendis Ömer Haluk Balkıs ile Derinlemesine Röportaj

Yazar Murat MUDARASIZ
0 comments

Fikirlerine Ses Ver Tv’de yayınlanan bu özel programda, Akademik Düşünce Grubu’nun kurucularından Mühendisi Ömer Haluk Balkıs, Türkiye’nin toplumsal ve ekonomik sorunlarını açık yüreklilikle ele aldı. Program, asgari ücretle geçinmeye çalışanlar, emekli maaşıyla Hayatta Kalmaya çalışanlar, 65 yaş haddine kadar çalışmak zorunda kalan memurları, komisyoncuların elinde ezilen çiftçiler ve plansız açılan eğitim fakülteleri yüzünden atanamayan öğretmenler üzerine yoğunlaştı. Siyasi kavgaların toplumun gerçek sorunlarını nasıl gölgelediği de masaya yatırıldı. İşte programın yazılı özeti ve Balkıs’dan çözüm önerileri;

Asgari Ücret ve Emekli Maaşıyla Hayatta Kalma Savaşı

Balkıs asgari ücretlinin ve emeklinin bugün “sihirbaz gibi” geçindiğini vurguluyor. Kira, fatura, gıda ve temel ihtiyaçlar karşısında mevcut ücretlerin yetersiz kaldığını belirtirken Sorunun kökeninde ithalat bağımlılığı ve üretim eksikliği olduğuna değinen Balkıs, Türkiye’nin bir zamanlar kendi kendine yeten bir ülke olduğunu, bugün ise mercimek, pamuk, şeker pancarı gibi ürünlerde bile ithalata sürüklendiğini hatırlatıyor. Önerilerinin uygulandığında uzun vadede birçok sorunun kesin çözüme kavuşacağını belirten Balkıs;

Öneriler:

banner
  • Üretime dönüş (tarım + sanayi + savunma sanayii)
  • Savunma sanayii gelirleri ve büyük ihalelerden elde edilen kaynaklarla asgari ücret ve emekli maaşlarına özel fon oluşturulması
  • Vergi affı yerine bu kaynakların doğrudan vatandaşa aktarılması

Çiftçiyi Yıldıran Komisyon Sistemi ve Girdi Maliyetlerinin Çiftçinin mazot, gübre ve ilaç maliyetleri altında ezildiğini, ürününü aracılara düşük fiyata satmak zorunda kaldığını anlatan Balkıs, Serbest piyasa koşullarında devletin doğrudan müdahalesinin zor olduğunu kabul ediyor ancak kontrollü desteklerin şart olduğunu savunuyor.

Öneriler;

  • Mazot, gübre ve ilaçta kontrollü devlet desteği
  • Toprak Mahsulleri Ofisi benzeri kurumlarla doğrudan alım ve taban fiyatın güçlendirilmesi
  • İthalatın azaltılması, yerli üretimin teşviki (örneğin Kanada’dan mercimek ithalatının sorgulanması). Eski şeker fabrikası modeli gibi kota ve destek sistemlerinin canlandırılması.

Kamuda memurların 65 Yaş Haddine kadar Çalışmak zorunda Olması

Memurların emeklilikte ciddi maaş kaybı yaşadığı için 65 yaşına kadar çalışmaya devam ettiğini, bunun da gençlere istihdam kapısını kapattığını belirtiyor. Daha kaliteli hizmet ve verimliliğin arttırılması bakımından “Taze kan” ihtiyacının altını çiziyor.

Önerileri;

  • Emeklilik düzenlemelerinin hızlandırılması
  • Emeklilikte Maaş oranlarının açlık sınırının altında kalmaması durumunda 65 yaş haddine kadar çalışmak zorunda kalınmayacagını vurgulayan Balkıs böylece atama bekleyen Genç üniversite mezunlarimiz kadro bularak işsizlik oranlarında düşüşün olacağını vurguluyor.

Atanamayan Öğretmenler ve Plansız olarak Eğitim Fakültelerine Öğrenci Kabulü

Bu yüzden Yüz binlerce mezun öğretmenin atanamadığını, eğitim fakültelerine plansız kontenjan açılmasının bu sorunu büyüttüğünü ifade ediyor. Köy okullarının kapatılmasının hem eğitim kalitesini düşürdüğünü hem de öğretmen istihdamını olumsuz etkilediğini savunuyor.

Önerileri;

  • Köy okullarının yeniden açılması.
  • Eğitim fakültesi kontenjanlarının atama ihtiyacına göre planlanması.
  • Üniversitelerde mühendislik,eğitim fakültelerine öğrenci kabulünün sayısının düşürülmesi gerektigini bunun yerine ön lisans bölümlerinin piyasanın ihtiyacı olan ara eleman (cnc tekniker, torna teknikeri, elektrik elektronik teknikeri vs.) olarak yönlendirilmesi gerektiğini böylece piyasada daha donanımlı kalifiye istihdamın artarak işsizlik oranlarının düşeceğini vurguluyor.
  • Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) yeniden aktif hale getirilmesi; Uzun vadede atama,ekonomi, üretim sorunların 5 yıllık planlarla istihdam, tarım ve sanayi ihtiyaçlarının belirlenerek profesyonel olarak çözüm odaklı çalışmaların sürdürülebilir hale gelebilecegine dikkat çekiyor.

Siyasi Kavgalar ve Topluma Yansımaları

Sürekli siyasi polemiklerin ve başkanlık sisteminin denetim mekanizmalarını zayıflattığını, toplumun asıl sorunlarının unutturulduğunu söylüyor. Parlamenter sistemde var olan “iç denetim”in kaybolduğunu belirtiyor.

Öneriler;

  • Parlamenter sisteme dönüş
  • Bakanların meclisten seçilmesi
  • Seçim barajının düşürülmesi
  • Milletvekili parti değiştirmelerinin kısıtlanması
  • Adaletin siyasi olmaktan çıkarılması

Balkıs, Türkiye’nin savunma sanayiindeki başarılarını örnek göstererek “üretim odaklı” bir modele geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Siyasi kavgaların bir kenara bırakılıp toplumun öncelikli sorunlarına odaklanılması çağrısıyla programı noktalıyor.

Programın ana mesajı net;

Sessiz kalan milyonların çığlığı artık duyulmalı. Üretim, planlama ve adalet olmadan bu sorunlar çözülemez.

You may also like

Leave a Comment