2013 yılında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde (AYİM) 1. Dairesi tarafından örgüt talimatıyla aleyhime verilen hukuksuz karar nedeniyle yaptığım ihbar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “soruşturmaya yer olmadığı” kararıyla reddedilmiştir. Bu kabul edilemez karara karşı 3 Haziran 2026 tarihinde Ankara Sulh Ceza Hakimliği’ne kapsamlı ve detaylı bir itiraz dilekçesi verdim. İhbarımın Dayanağı 21 Nisan 2026 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’na sunduğum ihbar dilekçesinde açık ve net bir şekilde belirttim, Cemil ÇELİK, Salih BUÇUKOĞLU ve Turgay AKGÜL isimli eski AYİM üyeleri, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensubudurlar.
TSK’dan ilişiğimin kesilmesi ile ilgili davamda (AYİM E.2013/420 – K.2013/1280) örgüt hiyerarşisi ve talimatı doğrultusunda koordineli bir ekip olarak hareket ederek aleyhime karar vermişlerdir. Bu karar, örgütlü bir fişleme ve adil yargılanma hakkımın ağır ihlali niteliğindedir. Başsavcılığın Red Kararı Hukuka Aykırıdır!
Başsavcılık, 20 Mayıs 2026 tarih ve 2026/3542 İhbar Dosya No – 2026/2004 Karar No’lu kararla ihbarımı “aynı fiilden daha önce yargılandıkları” gerekçesiyle reddetmiştir. Bu karar açıkça hukuka, mantığa ve vicdana aykırıdır. Çünkü benim şikayetim, şüphelilerin benim dosyamda işledikleri somut, yeni ve ayrı eylemlere ilişkindir. Örgüt talimatıyla aleyhime karar vermek, hukuksuz değerlendirme yapmak ve fişlemektir. Bu fiiller, genel FETÖ üyeliği soruşturmalarından bağımsızdır ve “bir kişinin aynı fiil (suç veya kabahat) nedeniyle iki kez yargılanamayacağı ve iki kez cezalandırılamayacağı” ilkesi burada uygulanamaz. Somut Deliller ve Tanık Beyanları;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2021/112 Esas – 2022/497 Karar sayılı emsal kararı ve çok sayıda güvenilir tanık beyanı ile sabittir ki, bu Üçlünün(Cemil Çelik,Salih Buçukoğlu ve Turgay Akgül), AYİM 1.Dairesi’nde örgüt talimatı doğrultusunda sistematik olarak birlikte hareket etmişlerdir.
Tanık ifadeleri son derece nettir: “Cemil Çelik, Salih Buçukoğlu ve Turgay Akgül ile birlikte olunca kararlar ret çıkıyordu, kurmay üyeler Salih Buçukoğlu ile Turgay Akgül’dür.”
“Cemil Çelik, Turgay Akgül ve Salih Buçukoğlu ile birlikte hareket ederek beş kişilik heyette üç kişilik çoğunluğu sağlamak suretiyle davaların ret edilmesini sağlıyorlardı.”
Benim davam da tam bu karanlık dönemde bu üçlünün olumsuz oylarıyla aleyhime sonuçlanmıştır. 14 Yıllık Mağduriyet ve Adil Yargılanma İhlali Isparta 2. İdare Mahkemesi (2022/519), Konya Bölge İdare Mahkemesi (2023/568) ve Danıştay 12. Dairesi (2025/4440) kararlarına rağmen dosyam 4 yıldır esasa dahi girilmeden usul oyunlarıyla sürüncemede bırakılmıştır. Şüphelilerin FETÖ/PDY ile bağlantıları, kesinleşmiş mahkumiyetler ve yeni tanık beyanları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında yeni delil niteliğindedir. Bu delillerle yargılamanın yenilenmesi ve dosyamın esastan incelenmesi hukuken zorunludur.
Ankara Sulh Ceza Hakimliği’nden kararlılıkla şunları talep ediyorum;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Soruşturmaya Yer Olmadığı” kararının derhal kaldırılmasını,
Şüpheliler Cemil ÇELİK, Salih BUÇUKOĞLU ve Turgay AKGÜL hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılı eylemleri nedeniyle soruşturma açılmasını,
Gerekli tüm delillerin toplanmasını (tanık dinlenmesi, AYİM arşiv ve dijital kayıtlarının celbi, karar tutanaklarının incelenmesi),
Dosyanın esastan incelenerek adaletin tecelli ettirilmesini.
Bu süreç, yalnızca benim kişisel davam değil;
FETÖ’nün yargıdaki kirli yapısının deşifre edilmesi ve benzer mağduriyet yaşayan binlerce vatan evladının hakkının teslim edilmesi mücadelesidir. Hukuk, adalet ve vicdan hâlâ varsa, bu itiraz kabul edilmeli ve soruşturma derhal başlatılmalıdır.Kamuoyunu ve basınımızı bu önemli adalet mücadelesini takip etmeye davet ediyorum. Gelişmeleri şeffaf bir şekilde paylaşmaya devam edeceğim.





